Kitap Okuma Alışkanlığı

Kitap Okuma Alışkanlığı

Ülkelerin uygarlık seviyesi çocuklara sağlanan olanaklarla ölçülüyor. Günümüz çocuklarına baktığınızda eminim birçoğunuz benim gibi  “şimdi çocuk olmak varmış” diyorsunuzdur. Eğitici, geliştirici oyuncaklar, araç gereçler ve rengârenk kitap olanaklarına sahipler. Çocuklar okul hayatını destekleyip hızlandıran birçok kolaylıktan yararlanabiliyorlar. Bununla birlikte, uygarlığın ürünlerinden pay aldıkça ortaya yeni sorunlar çıkmaya başlıyor. Çocuklarımız için doğru kitapları nasıl seçmeliyiz ve bu kadar cazip bilgisayar oyunları varken çocuklarımızı kitap okumaya nasıl yönlendirebiliriz?

Anne babalar kitap seçimi konusunda bocalıyorlar. Danışanım olan bazı ebeveynler çocuklarının her okuyacağı kitabı önden, titizlikle, tek tek okuduklarını bazılarıysa seçimi öğretmenlere bıraktıklarını söylüyor. Bana neye göre seçim yapmaları gerektiğini soran ebeveynlere, öncelikle güvenilir yayınevleri seçmelerini tavsiye ediyorum. Çünkü güvenilir yayınevleri kitaplarını seçerken çocuk gelişimine uygun konular seçtikleri gibi yalın bir dil ve anlaşılır kavramlar kullanırlar. Çocuk kitaplarında konuların işlenişi de bilimsel verilere, insanlık değerlerine uygun olmalıdır. İnsan, hayvan, doğa sevgisi ve yardımlaşma,birlik duygusunu güçlendirmelidir. Çocuk kitapları her türlü kör inanç ve ön yargılardan arınmış olmalıdır. Irk üstünlüğü, din ayrılığı ve bağnazlık dolaylı ya da doğrudan aşılanmamalıdır. Yurt sevgisi işlenirken evrensel değerler unutulmamalıdır, ülkeler ve inançlar arasında düşmanlık, öç alma duyguları körüklenmemelidir.  Titizlikle seçilmiş çocuk kitapları, çocukların kendilerini tanımasına ve kişiliklerinin gelişmesine katkıda bulunur. Yayınevi çeşitliliğinin artmasına rağmen ülkemiz ne yazık ki en az kitap okunan ülkeler arasında. Özenle yazılıp basılmış çocuk kitapları ancak kentlerde okuyucu bulabilirken dinsel yayınlar dağ köylerine kadar ulaşabiliyor.

Okul öncesi çocukların resimli ve renkli kitaplara, ilkokul dönemindekilerin ise serüven ve giz öğeleri içeren öykülere eğilimi vardır. Daha sonra çocuklarda soyut düşünce yeteneği hızlı bir gelişme gösterir. Ortaokul sıralarında, okumaya düşkün çocuklar yetişkinlerin okuduğu birçok romanı keyif alarak okuyabilir. Çocuklar, okuma alışkanlığını öncelikle ailelerinden görerek edinir. Çocuğunun kitap okumadığından yakınan bir anneye “siz kitap okuyor musunuz? Babası evde okuyor mu” diye soruyorum. Vakitlerinin olmadığından yakınan aileler TV dizilerine vakit ayırabildiklerini fark ediyorlar. Haftanın bazı akşamlarını ailecek TV ve bilgisayarı açmama kararı alarak kitap okuma akşamları yapabilirsiniz. Çocuklarınız sizinle birlikte okumaya başladıkları bir kitabı kendi başlarına bitirebilirler. Haftanın ya da günün belli saatlerini birlikte kitap okuma etkinliğine ayırmayı kararlaştırmak arkasından da okunan kitaplar hakkında konuşmak aileleri de birbirine yakınlaştırır. Birlikte kitap okumak, okuma sevgisi kazandırmanın iyi bir yoludur.  Kitap değerli bir öğretim aracıdır. Kitabın yararı onu kullanan kişinin eleştirme ve değerlendirme yeteneğine bağlıdır. Çocuklarımıza okuduklarını tartma, eleştirme ve tartışma yeteneğini kazandırırsak, kitapların zararlı etkilerinden çekinmeye gerek kalmaz.

Okul programlarına da kitap tartışma saati konulabilir. Kendi kitaplarını hazırlamaları/yazmaları öğrencileri motive edecektir. Okul müfredatında sadece eski yazarları ve ozanları tanıtıp günümüzün değerli yazarlarının yok sayılması öğrencileri kitap okumaktan soğutuyor. Çocuklar, öğretmenlerinin yardımıyla güncel yazarları da  takip edilebilmelidir. Çocuklara okuma alışkanlığı kazandırılırken başta biraz çaba göstermek ve onları motive etmek gerekir. Çocuklarını sadece “kitap okumalısın” diye zorlayan ebeveynler yerine onlara doğru model olabilen ilgili ebeveynlerin çoğalması dileğiyle.

Banu Uzkut Onuk
Aile ve Öğrenci Bütünsel Yaşam Koçu

Eylül 2013